Gri

Turuncu

Sefa Kılıç シ

Bu aralar yazmanın bana iyi geldiğinin tekrar farkına vardım. Uzun zamandır içimde tuttuğum o koca boşluk artık dillenmek istiyor gibi. Sanki içimde kopan o fırtınaları tek nefeste dışarı savuracakmışım gibi hissediyorum.

Gri büyüyor. Yıllar geçiyor ve büyümek zorunda. Farkına varmak zorunda. Çoğu zaman savaşmak ya da çabalamak zorunda. Onun için siyah olan insanlardan rahatsız olmadan, etkilenmeden yaşamaya çalışması gerek. Gri büyüyor. Çocukluk hisleri kıyıya vuruyor artık. Çocukluğunu yok etmeden kendine yeni bir dünya kuruyor belki de.

Gri hazırlanıyor. Aşık olmaya hazırlanıyor. Kendini artık aşka bırakmak ve güven duygusuyla çekmek istiyor içine nefesini. Sevilmek istiyor. Yanında bir omuz olsun bir orman bir deniz olsun istiyor. Gri bunu haketti.

Bekliyordu. Gri’yi sevecek birini bekliyordu. Hala bekliyor. Bazen umutsuz da olsa artık umudunu bırakmak istemiyor. Neden olmasın? Gri bunları yaşamak için geç mi kaldı? Koca bir zaman akıp geçerken ona bıraktığı küçük izlerle mi yaşasın? Sadece acı veren anların izlerini bedeninde hissederken kendine duyduğu güvene de mi ihanet etsin?

Gri büyüyor. Artık sadece onun için dönmeyen bu dünyayı fark ediyor. Kendini sevmeye hazırlanıyor. Bu dünyada kendi gibi onu sevecek bir rengi bekliyor. Gri’nin yanına ne yakışır? Turuncu mu mesela? Belki de Turuncu’yu bulmanın zamanı gelmiştir. Belki Gri’nin hayali olan o küçük ev. Duvarlarının turuncu renkle boyalı olduğu ev? Turuncu yakışırdı yani. Gri biliyordu. Belki şimdi fark etti ama yine geç değildi.

Yeni bir metafor geldi şimdi. Turuncu kimdi?

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir